onarılır sevinçler bedenim üretmeli bir yara geliyorum dese ve gelse üşenmeden seslense kanımın denizine alyuvarlarımla körebe oynasa asılsın yıkılsın yakılsın olsa söylencesi ‘ey sevgili cellat, kılıcınla çoğalt beni’ derken çok vagonlu...
.. bardaklarım su dolu ictikce susuzlukta boğuluyorum bu kadar susuz kalmadım hic dudaklarım her an kuru susuzluğum o denli buyuk o denli rezilce bi colun karsısında utanmama sebep.
cocukken ben de oynardım oyunların tam adı olsa olsa yakalamac. bu doğamızda var. bir seylere ulasma cabası. evet en basit kurduğumuz oyunlar bile boyledir herkesin hayattaki temel nedeni budur durmadan...
sudan icemezsek kana kana siyahı da beyazı da sevmezsek yağan yağmuru ağaçlarla acan gunesi geceyle dilemezsek deli derler diye kosamazsak yağmurun altında gozlerimiz ısıldamazsa karanlığa nasıl hayal edebiliriz ki cenneti... ötesizliği..
esir dusen fırtınaya bir deniz yıldızı karaya vuran cansızlasacak sabaha can bulduğuna kavusmassa varsın topraklassın varsın yasama kalsın fark senin bakısında... /(bir sureliğine burda olmayacağım. sevgiyle kalın.)/ ...
olecektim. bunu bu kadar isterken evren nasıl.. avcuma aldım attım bir kısmını. ağzım tukuruk oldu. dondum dolastırdım. yutamadım. en sonunda ciğnemeye karar verdim ...hayatımda boyle felaket...
''...sonra El Mitra söz aldı ve Ölüm'ü soracaktık dedi.Ve El Mustafa yanıtladı:Ölüm'ün gizemini bilmek istiyorsunuz.Ama onu Hayat'ın kalbinde aramadıktan sonra nasıl bulabilirsiniz ki?Gözleri geceyle-sınırlanmış...
bu gece o hep ertelemek zorunda kaldığımı gerceklestiricem. hapları bulusturdum bardağın yarısınca ve biraz da alkol yarım bardağa tamamdır. . ellerim de olumun soğuluğu avunduruyorum sen misin ilk bundan once trilyonlarcası gecmisti bu yoldan kimi cicek susuzluktan kimi...
baskalarının gunahlarıyla aziz olamazsın. anton cehov coğumuz aziz olacağımızı sanmısızdır. mesela tanrım savasta kac cocuğu oldurduler. ne kadar da zalimler. bu yaptıkları insanlığa sığmazlara geliriz...
mucize bazen amancızca ruhunu karsılamayı bekler karsılandığında anlarsın ki ozaman mucize yoktur olağanustu goren sensindir cunku inancın her seyin olabileceğini unutarak mucize kelimesini turetmistir.
bir olu gibiyim bir zaman kopusumda kayıtsızlığımdan hırsımı cıkarıp duruyorum ne var ne yoksadan neredeyim ayırt edemeden bir gidip bir gelip kendime bırakmadan kendimden saklarken dakikalar dilsizlesip kacınılmazı getirirken haykıracak son ses kulakları tırmalayan sessizliğimi
Anlamadığım için inanmıyorum. Tertullianus Anlamak için inanıyorum. Anselmus ... (inandığım icin inanıyorum.) inanıs inanmayıs herkesin yapacağı is herkes inanıyor inanmadığında bile fakat her kes neye inandığını kendi koymuyor ortaya inanısları takip ediyor ayak...
olumune ruzgarlar esiyor bugun burada ben sessiz seyirci dusunceler de geveze kendi kendine sevinip ansızın endiseden huzunlu gokyuzunu kaplayan bulutlarla seni bekliyorum gunes kararsız acmakta sadece bekliyoruz hayalinle belli yağmur yolda ya gunesle gel ya da...
tanrıya her zaman sukretmeli belki biz bizden mahrumuz fakat yoksun değiliz insanı alıp ceksen bu dunyadan doğa benzersizliğini korur ve sukretmeli iste hic değilse doğa var hala tanrıdan kalan.
bgn bir adam gordum puturluydu yuzu kendisine ait değildi yuzu sanki maske gibi duruyordu 30 yaslarında gozleriyle gozlerim denk geldiğinde bana beni tanıyormus gibi baktı gozleri oyle kurnazdı ki ve oyle ictendi de sıcaklık yayıyordu ne...
bgn bari yağmur yağsa alsa su kirimi bu bir benim bir de olası bi lotusun dileğidir su dakikalarda... her dakikaya burunen su dakikalarda.