onarılır sevinçler bedenim üretmeli
bir yara geliyorum dese ve gelse
üşenmeden seslense kanımın denizine
alyuvarlarımla körebe oynasa
asılsın yıkılsın yakılsın olsa söylencesi
‘ey sevgili cellat, kılıcınla çoğalt beni’
derken çok vagonlu bir tren olsa şu mahzen ki,
ray yalnızlığına dönüşmese parmaklık
gemilerin utanan çapaları sorsa:
‘nedir bu giz: siz, deniz, biz
böyle mi suya yakınlığımız?’
geliyorum dese bir yara ve gelse
onarır bedenim her sevinci böyle
|